Otelde alınan kahvaltının ardından ilk durağımız Ali Bey adası olarak ta bilinen Cunda adası oluyor. 1922’den sonra adaya Kuva-yi Milliye reislerinden Ali Çetinkaya onuruna Alibey adı verilmiştir. Güneş saatini görüyor ve yürüyüşümüze devam ederek Taksiyarhis Kilisesine ulaşıyoruz. Kilise, adanın Rum Ortodoks cemaati tarafından eski temelleri üzerine Anakent (Metropol) Kilisesi olarak yaptırılmıştır. Sonra ki durağımız Şeytan Sofrası oluyor. Şeytan Sofrası, Ayvalık ilçe merkezinin 8 km güneyinde bulunan hakim büyük kayalık tepelerin üzerindedir. Şeytan'ın ayak izi bulunduğuna inanılan, halkın madeni para atarak dilek dilediği eski bir lav birikintisi bulunmaktadır. Fotoğraflarımızı aldıktan sonra yolumuzun devamı ile Bergama’ya ulaşıyoruz. Sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleriyle dünyanın 999. Türkiye’nin 13. ve İzmir’in ilk UNESCO Dünya Mirası kenti Pergamon Antik Kenti, İncil’de geçen, Anadolu’daki yedi kiliseden birine ve Dünyanın en dik tiyatrosuna sahiptir. Birçok uygarlığa şahitlik etmiş kent günümüze birçok kalıntısını taşımıştır. Son durağımız adını Yunan sağlık tanrısı Asklepios'tan alan ve günümüze kadar kalan tek Antik Yunan hastanesi olan Aklepion oluyor. Helioterapi (güneşle tedavi), Teatroterapi (tiyatro), Teoterapi (inanç), Jimnoterapi (spor) ve Su seslerinin melodileri gibi birçok metod Asklepion tarafından kullanılmıştır. Bu keyifli turumuz sonrası dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Akşam saatlerinde İstanbul’a varış ve turumuzun sonu.